Bulgaristan
Simge Aşkın DOĞRUKAN
"Bulgaristan’ın Madan şehrinde katıldığım ART EVS 26 projesi; sanat üretimi, dayanışma, kültürel paylaşım ve kişisel gelişim açısından benim için unutulmaz bir ESC deneyimi oldu."
Program
Bulgaristan ART EVS 26 Gönüllülüğü
12.04.2026
Herkese merhaba,
Ben Simge Aşkın DOĞRUKAN, 23 yaşındayım. Hayatımın en özel, en renkli ve kesinlikle en öğretici serüvenlerinden birinin sonuna geldim. Nisan ayında heyecanla başladığım Bulgaristan / Madan ESC gönüllülük projem, bugün itibarıyla geride unutulmaz izler bırakarak tamamlandı. Geriye dönüp baktığımda bu süreci tek bir cümleyle özetleyebilirim: Dolu dolu, üretken ve ilham verici bir deneyimdi.
Madan ve Proje Süreci
Madan’da KOZ-DER aracılığıyla Art EVS 26 projesinde yer aldım. Öncelikle Madan’dan bahsetmek istiyorum. Madan; her yanından doğa fışkıran, doğal sularla, ağaçlarla bezenmiş, insanların huzur içinde yaşadığı çok özel bir yer. Kendinizi bulduğunuz, her detayıyla sizi etkileyen ve sakinliğiyle içine çeken bir kasaba.
Biz bu projede iki ay boyunca sanatsal çalışmalar yaptık ve proje sonunda Madan’ın geleneksel festivalinde, Children With Special Needs derneği yararına ürünlerimizin satışını gerçekleştirdik. Sanat projelerinde aktif rol almak ve ortaklaştığımız böylesine güzel bir amaç için üretmek bana kendimi gerçekten çok iyi hissettirdi.
Üretmek ve Fayda Sağlamak
Bu proje benim için sadece yeni teknikler öğrenmek ya da sanatsal üretim yapmak anlamına gelmedi. Aynı zamanda ortaya koyduğumuz emeğin bir amaca hizmet ettiğini bilmek, süreci çok daha anlamlı hale getirdi. Birlikte üretmek, paylaşmak ve başkalarına katkı sunmak gönüllülük deneyimimin en güçlü taraflarından biri oldu.
Sanatın, farklı insanları bir araya getiren ve ortak duygularda buluşturan çok güçlü bir alan olduğunu bu süreçte daha iyi gördüm. Yaptığımız her çalışma, sadece bir ürün değil; aynı zamanda dayanışmanın, emeğin ve birlikte başarma hissinin bir parçasıydı.
Bu Deneyimin Bana Kattıkları
Ben bu projede sadece yeni insanlarla tanışmadım; aynı zamanda sınırları aşmanın, esnek olabilmenin ve bambaşka bir coğrafyada kendini evde hissetmenin ne demek olduğunu öğrendim. Farklı kültürleri anlamanın ve onlarla bir arada üretmenin güzelliğini keşfettim.
Dil bariyerlerinin, ortak bir amaç ve sanat olduğunda nasıl ortadan kalktığını görmek benim için çok etkileyiciydi. Bu süreçte kendi ayaklarımın üzerinde durduğum, konfor alanımdan çıkıp dünyayı daha geniş bir perspektiften görmeye başladığım ve bana ömür boyu rehberlik edecek dostluklar kazandığım bir dönem yaşadım.
Madan’da Kalan Güzel Anılar
Madan’da geçirdiğim her gün, paylaştığımız her kahkaha ve birlikte yaptığımız her üretim benim için çok kıymetliydi. Sadece proje faaliyetleri değil, günlük hayatın içindeki küçük anlar da bu deneyimi unutulmaz kıldı. Farklı ülkelerden gelen insanlarla aynı ortamı paylaşmak, birlikte öğrenmek ve birlikte üretmek bana çok şey kattı.
Bu süreç bana bazen bilmediğimiz yerlere gitmenin, yeni insanlarla tanışmanın ve cesaretle adım atmanın insanı ne kadar geliştirdiğini gösterdi. Geriye dönüp baktığımda Madan’da geçirdiğim bu dönem, kalbimde çok özel bir yerde duruyor.
Teşekkür
Bu süreçte bana destek olan, yolumun kesiştiği tüm güzel insanlara, proje ortaklarıma ve bu harika deneyimi paylaşabildiğim herkese yürekten teşekkür ederim. Özellikle bu yolculuğa çıkmamda emeği olan KOZ-DER’e ayrıca teşekkür etmek isterim.
Bu proje bana sadece güzel anılar değil; aynı zamanda yeni bir bakış açısı, yeni dostluklar ve kendime dair daha güçlü bir farkındalık kazandırdı. Benim için her zaman çok özel kalacak bir deneyim oldu.