İçeriğe atla

Bulgaristan

Şefika BÜYÜKYILMAZ

"Bulgaristan’ın Madan şehrinde katıldığım Erasmus+ projesi; doğası, insanları, eğitimleri ve kültürlerarası paylaşımlarıyla benim için unutulmaz bir deneyim oldu."

Program

Bulgaristan Erasmus+ Deneyimi

13.04.2026

Herkese merhaba,

Ben Şefika BÜYÜKYILMAZ. Bulgaristan’dan döneli yaklaşık iki hafta oldu ama sanki hâlâ oradaymışım gibi hissediyorum. Özellikle Madan, beni doğasıyla adeta büyüledi. Yeşilin her tonuna âşık biri olarak Madan’ı sevmemem zaten mümkün değildi.

Erasmus+ Sürecine Katılımcı Olarak Bakmak

Bu Erasmus+ projesi benim için gerçekten çok güzel ve farklı bir deneyim oldu. Son bir yıldır çalıştığım yerde sürekli projelerin arka planında görev alıyor, organizasyon süreçlerinde yer alıyordum. Bulgaristan’da ise bu kez katılımcı bendim.

Yani tek görevim etkinliklere katılmak, yeni insanlarla tanışmak, öğrenmek ve bol bol eğlenmekti. Bu rol değişikliği bana çok iyi geldi. Bir projenin sadece hazırlık ve organizasyon tarafında değil, katılımcı tarafında da ne kadar dönüştürücü olabileceğini bizzat deneyimledim.

Madan’daki Günlük Hayat

Madan’da hayat oldukça keyifliydi. Sabah uyanıp kahvaltımızı yapıyorduk. Tabii ki çay, Türk çayının yerini tutmadığı için ben sürekli cappuccino içiyordum :)

Ardından Mr. P. bizi enerjizer aktiviteleriyle güne başlatıyor, sonrasında demokrasi üzerine eğitimler veriyordu. Konuları o kadar güzel anlatıyordu ki bilmediğim çok fazla kelime olsa bile anlamaya ve öğrenmeye çalışıyordum. Gerçekten öğretmek için emek verdiğini hissediyorduk.

Projede en keyif aldığım anlardan biri de Vladi ve Emily ile yaptığımız sohbetlerdi. Onlar projenin yöneticileriydi ve onlarla konuşmak beni gerçekten çok mutlu etti. Hem İngilizce kendimi ifade edebildiğimi gördüm hem de bana verdikleri tavsiyeler benim için çok değerliydi.

Sosyalleşme ve Yeni Bağlar

Aralarda hep birlikte sohbet ediyor, kaynaşıyorduk. Özellikle yemek saatleri bizim için sosyalleşme zamanıydı. Her seferinde farklı kişilerle aynı masaya oturup sohbet etmeye çalışıyordum. Bence Erasmus+ projelerinin en güzel yanı tam olarak bu: farklı insanlarla bağ kurabilmek.

Farklı ülkelerden gelen katılımcılarla aynı ortamı paylaşmak, onların düşüncelerini dinlemek ve kendi deneyimlerimi anlatmak bana çok şey kattı. Kısa sürede birbirimize alışmamız, birlikte gülmemiz ve ortak anılar biriktirmemiz bu süreci benim için daha da anlamlı hale getirdi.

Madan’ın Büyüleyici Doğası

Eğitimlerden sonra genellikle yürüyüşe çıkıp Madan’ın doğasını keşfediyordum. O doğanın güzelliğini kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. Yemyeşil manzaralar, temiz hava ve huzurlu atmosfer bana kendimi çok iyi hissettirdi.

Madan’ın sakinliği, doğası ve samimi atmosferi bana hem dinlenme hem de kendimi yeniden düşünme fırsatı sundu. Belki hissettirdiklerini tam olarak anlatamam ama orada çektiğim fotoğraflar bu güzelliği biraz olsun gösterecektir.

Projenin Bana Kattıkları

Bu proje bana; farklı ırkların, dinlerin ve dillerin bir arada saygı içinde yaşayabileceğini öğretti. Hatta sadece birlikte yaşamak değil, birbirimizi anlayıp sevebileceğimizi de gösterdi. Uyum içinde geçirdiğimiz o güzel zamanlar hepimiz için unutulmaz anılara dönüştü.

Ayrıca “dünya vatandaşı” olmanın ne anlama geldiğini çok daha iyi kavradım. Farklı kültürlerden insanlarla aynı ortamı paylaşmak, bana yeni bir bakış açısı kazandırdı. İnsanların farklılıklarıyla birlikte ne kadar zengin bir bütün oluşturabildiğini bu süreçte daha iyi anladım.

Son Söz

Madan’a iyi ki gitmişim. Bu deneyimi yaşadığım için gerçekten çok mutluyum. Bana hem yeni bir bakış açısı hem de birbirinden güzel anılar kazandırdı. Hayatım boyunca unutamayacağım bir Erasmus+ deneyimi oldu.

Bu güzel sürece katılmama vesile olan KOZ-DER’e ve emeği geçen herkese içtenlikle teşekkür ederim. Madan, doğasıyla, insanlarıyla ve bende bıraktığı güzel hislerle her zaman özel bir yerde kalacak.