Sedef DİZLEK
Sedef DİZLEK
"Mısır’da geçirdiğim gönüllülük süreci; piramitler, çöl, Kızıldeniz ve yerel gençlerle kurduğum bağlarla hayatımın en unutulmaz deneyimlerinden biri oldu."
Merhaba, ben 15.11.2024 - 13.01.2025 tarihleri arasında KOZ-DER Mısır Gönüllüsü olarak projede yer alan Sedef Dizlek.
Mısır’daki gönüllülük sürecim, benim için hem çok öğretici hem de hayatım boyunca unutamayacağım anılarla dolu bir deneyim oldu. Daha yolculuğun en başında bile bunun farklı bir serüven olacağını hissetmiştim. Uçuşum geceydi ve daha uçaktayken piramitleri görme şansım oldu. Hatta diyebilirim ki, daha iyisi gelene kadar uçaktan çektiğim en sevdiğim fotoğraf o andı. Uçağın camından piramitleri görmek bile başlı başına tarifsiz bir heyecandı.
Unutamadığım Anlar
Bu iki aylık süreçte benim için en unutulmaz anlardan biri, tamamen açık bir çölde, zifiri karanlıkta yaklaşık bir saat boyunca aralıksız dört nala at sürdüğümüz geceydi. Dizginlerin elimde olması bana inanılmaz bir özgürlük hissi verdi. Üstelik manzaramız piramitlerdi ve geceyi aydınlatan tek ışık da oradan geliyordu. O an hissettiğim heyecanı, özgürlüğü ve hayranlığı kelimelerle anlatmak gerçekten çok zor. Hayatım boyunca unutamayacağım, çok özel bir deneyimdi.
Bir başka etkileyici deneyimim ise ilk dalışımı Kızıldeniz’de yapmış olmamdı. Su altındaki o renkli dünya beni gerçekten büyüledi. Daha önce hiç yaşamadığım bu deneyim, doğanın ne kadar etkileyici ve hayranlık uyandırıcı olduğunu bana bir kez daha gösterdi.
Ayrıca hayatımda ilk defa yılbaşını başka bir ülkede kutladım. Üstelik bu kutlama Nil Nehri üzerinde gerçekleşti. Farklı bir ülkede, farklı bir atmosferde, böylesine özel bir gecede bulunmak benim için çok anlamlıydı. Bu an da Mısır’daki gönüllülük sürecimin en özel hatıralarından biri olarak hafızamda yer etti.
Projeyle İlgili En Güzel Deneyimlerimden Biri
Proje kapsamında en keyif aldığım deneyimlerden biri, zekâ oyunlarıyla ilgili bir turnuva düzenleyip yerel gençlerle bir araya gelmek oldu. Bu etkinlik sayesinde hem çok eğlendik hem de yeni arkadaşlıklar kurduk. Zekâ oyunlarının insanları bir araya getiren, iletişimi kolaylaştıran ve samimi bağlar kurulmasını sağlayan çok güçlü bir araç olduğunu orada bir kez daha gördüm.
Yerel gençlerle birlikte aynı ortamı paylaşmak, oyunlar aracılığıyla iletişim kurmak ve birbirimizi daha yakından tanımak benim için çok kıymetliydi. Bu etkinlikle ilgili tek üzüldüğüm nokta, gönüllülük sürecimizin son haftasında yapılmış olmasıydı. Keşke daha erken gerçekleşseydi de bu güzel etkileşimi daha uzun süre yaşayabilseydik diye düşündüm.
Bu Süreç Bana Ne Kattı?
Mısır’daki gönüllülük süreci bana sadece güzel anılar değil; aynı zamanda farklı bir kültürü tanıma, yeni insanlarla bağ kurma, uyum sağlama ve birlikte üretmenin değerini de kazandırdı. Piramitleri uçaktan ilk gördüğüm andan çölde at sürdüğüm geceye, Kızıldeniz’deki ilk dalışımdan Nil üzerinde geçirdiğim yılbaşı gecesine kadar her an benim için ayrı bir anlam taşıdı.
Bu proje, benim için her zaman çok özel kalacak ve hatırladıkça yüzümde tebessüm oluşturacak bir deneyim oldu.