İçeriğe atla

Bulgaristan

Habibe YÜKSEL

"Bulgaristan’ın Madan şehrinde geçirdiğim iki aylık ARTEVS ESC gönüllülük süreci; üretim, kültürlerarası öğrenme, yeni dostluklar, seyahatler ve kişisel gelişim açısından benim için unutulmaz bir deneyim oldu."

Program

Bulgaristan ARTEVS ESC Gönüllülük Projesi

12.04.2026

Bulgaristan’da Geçirdiğim İki Ay: Kendimi Keşfettiğim Bir ESC Yolculuğu

Herkese merhaba,

Ben Habibe YÜKSEL. 2026 yılında Bulgaristan’ın Madan şehrinde iki ay süren Avrupa Dayanışma Programı (ESC) gönüllülük projesine katıldım. Bu proje benim için yalnızca yurt dışında geçirilen iki aylık bir süreç değildi. Aynı zamanda farklı kültürlerden insanlarla bir araya geldiğim, yeni deneyimler kazandığım, kendimi geliştirdiğim ve hayatım boyunca unutamayacağım anılar biriktirdiğim özel bir dönemdi.

Yurt dışına çıkma fikri her zaman heyecan verici gelmiştir. Ancak uzun süreli bir gönüllülük projesi için başka bir ülkede yaşamak, farklı insanlarla aynı ortamı paylaşmak ve alıştığım düzenin dışına çıkmak; hatta okulumu ve şimdiye kadar olan düzenimi geride bırakmak benim için hem heyecan verici, hem korkutucu hem de merak uyandırıcıydı.

Bulgaristan’a doğru yola çıktığım gün beni nasıl bir deneyimin beklediğini bilmiyordum. Fakat bugün geriye dönüp baktığımda, hayatımın en öğretici ve en değerli deneyimlerinden birini yaşadığımı görüyorum.

İlk Günler ve Yeni Başlangıçlar

Bulgaristan’a ulaştığımız ilk hafta oldukça hareketli geçti. O sırada Madan’da bir haftalık Erasmus programı kapsamında gelen gençler de bulunuyordu. Bu sayede daha ilk günlerden itibaren uluslararası bir ortamın içerisinde yer alma fırsatı yakaladım.

Farklı ülkelerden gelen gençlerle birlikte etkinliklere katıldık, sohbet ettik ve vakit geçirdik. Bu süreçte Bulgaristan’ın en etkileyici şehirlerinden biri olan Plovdiv’i ziyaret ettik. Tarihi dokusu, renkli sokakları ve canlı atmosferiyle Plovdiv benim için oldukça etkileyici bir deneyimdi.

Bu ilk hafta, hem Bulgaristan’a hem de uluslararası proje ortamına alışmamı sağladı. Birbirini daha önce hiç tanımayan insanların kısa sürede arkadaş olabildiğini görmek bana çok güzel hissettirdi. Farklı ülkelerden gelen insanların aslında benzer hayallere, hedeflere ve duygulara sahip olduğunu fark ettim.

Bir haftanın sonunda Erasmus grubu ayrıldı ve bizim asıl gönüllülük sürecimiz başladı.

ARTEVS Projesindeki Çalışmalarımız

ARTEVS projesi kapsamında ekip arkadaşlarımla birlikte çeşitli el emeği ürünler hazırladık. Proje süresince günlerimiz üretmek, tasarlamak ve ortaya yeni şeyler çıkarmakla geçiyordu.

Hazırladığımız ürünlerin her biri emek, sabır ve ekip çalışmasının sonucuydu. Üretim aşamalarında hem yeni beceriler kazandım hem de farklı insanların çalışma tarzlarını gözlemleme fırsatı buldum. Yeni fikirler geliştirerek ortaya daha yaratıcı işler çıkarmaya çalışıyorduk.

Hazırladığımız ürünler daha sonra Madan’da düzenlenen Kristal Festivali’nde sergilendi ve satışa sunuldu. Festival süreci benim için gönüllülük deneyiminin en özel bölümlerinden biri oldu. Çünkü günlerce emek verdiğimiz ürünlerin insanların karşısına çıktığını görmek oldukça heyecan vericiydi.

Festival boyunca ziyaretçiler ürünlerimizi inceledi, sorular sordu ve çalışmalarımıza ilgi gösterdi. İnsanların emek verdiğimiz ürünleri beğenmesi ve onlarla ilgilenmesi beni çok mutlu etti. Bir fikrin ortaya çıkışından insanların beğenisine sunulmasına kadar geçen süreci görmek benim için oldukça öğretici bir deneyimdi.

Madan’da Günlük Yaşam

Proje boyunca iki kişilik bir odada konakladım. Hostelde ortak alanlarda vakit geçirebileceğimiz yerler vardı. İlk başlarda farklı bir ülkede, farklı insanlarla aynı ortamı paylaşacak olmak bana biraz yabancı gelmişti. Ancak zaman geçtikçe hostel yaşamı bu deneyimin en güzel parçalarından biri haline geldi.

Her gün farklı ülkelerden gelen insanlarla aynı ortamda bulunuyor, sohbet ediyor ve birbirimizin kültürlerini tanıyorduk. Bazen yemekler hakkında konuşuyor, bazen ülkelerimizdeki gelenekleri anlatıyor, bazen de günlük hayatımızdaki farklılıkları paylaşıyorduk.

Bu sohbetler sayesinde yalnızca yeni insanlar tanımadım; aynı zamanda dünyaya farklı açılardan bakmayı da öğrendim. Farklı kültürlerden gelen insanların hayatı nasıl gördüğünü dinlemek benim için oldukça değerliydi.

Hostelde geçirdiğimiz zamanlar bazen etkinliklerden bile daha öğretici oluyordu. Günün sonunda bir araya gelip yaşadığımız deneyimleri paylaşmak ve birlikte vakit geçirmek, bu sürecin unutulmaz parçalarından biri olarak hafızamda kaldı.

Seyahatler ve Keşifler

Proje süresince belirli günlerde free day fırsatlarımız oldu. Bu günlerde seyahat ederek yeni yerler keşfetmeye çalıştık. Ben projede tanıştığım bir arkadaşımla seyahat ettim ve bu seyahat arkadaşlık bağlarımızı oldukça kuvvetlendirdi. Şimdiden bir sonraki seyahatimizi planlar duruma geldik.

Seyahat etmek benim için yalnızca yeni şehirler görmek anlamına gelmiyor. Aynı zamanda insanların yaşam tarzlarını gözlemlemek, farklı kültürleri yakından tanımak ve bulunduğum ortamın dışına çıkmak anlamına geliyor.

Free day günlerinde yaptığımız seyahatler sayesinde farklı yerler gördüm, yeni deneyimler yaşadım, birbirinden güzel anılar biriktirdim ve dünyanın başka bir ucundan yeni arkadaşlıklar edindim. Bazen bir şehir manzarası, bazen tarihî bir yapı, bazen de hiç beklemediğim bir sokak hafızamda yer etti.

Her seyahat bana yeni bir bakış açısı kazandırdı ve gönüllülük deneyimimi daha da zenginleştirdi.

Yeni Ekipler ve Yeni Dostluklar

Free day sonrasında tekrar Madan’a dönerek proje faaliyetlerimize devam ettik. Süreç ilerledikçe yeni ekipler gelmeye başladı.

Her yeni ekip farklı hikâyeler, farklı kültürler ve yeni arkadaşlıklar demekti. Proje boyunca birçok insanla tanışma fırsatı buldum.

Kimi zaman birlikte çalıştık, kimi zaman birlikte gezdik, kimi zaman da uzun sohbetler ettik. Ortak anılar biriktirebildiğimizi görmek oldukça güzeldi.

İki ayın sonunda dünyanın farklı noktalarında yaşayan birçok insanla dostluk kurmuş olmak, benim için bu deneyimin en değerli kazanımlarından biri oldu.

Bu Deneyimin Bana Kattıkları

Bulgaristan’da geçirdiğim iki ay bana yalnızca yeni deneyimler kazandırmadı. Aynı zamanda kendime olan güvenimi artırdı ve farklı ortamlara daha kolay uyum sağlayabilmeyi öğretti.

Daha önce hiç tanımadığım insanlarla birlikte yaşamak, yeni bir ülkede uzun süre bulunmak ve farklı sorumluluklar üstlenmek bana birçok konuda tecrübe kazandırdı.

Bu süreçte bazen planladığımız şeyler istediğimiz gibi gitmedi, bazen beklenmedik durumlarla karşılaştık. Ancak tüm bunlar bana esnek olmayı ve yeni koşullara uyum sağlamayı öğretti.

Ayrıca bu deneyim sayesinde insanların düşündüğümüzden çok daha benzer olduğunu fark ettim. Farklı diller konuşsak da, farklı ülkelerde yaşasak da çoğu zaman aynı duyguları paylaşıyor, benzer hayaller kuruyor ve aynı şeylere gülüyoruz.

Teşekkürlerimle

Bu unutulmaz deneyimin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etmek isterim.

Öncelikle bana bu fırsatı sunan KOZ-DER’e teşekkür ederim. Bu proje sayesinde hem yeni bir ülke tanıma hem de kendimi geliştirme fırsatı buldum.

Ayrıca Madan’da geçirdiğim süre boyunca tanıştığım tüm gönüllülere ve arkadaşlarıma da teşekkür etmek isterim. Birlikte geçirdiğimiz zamanlar bu deneyimi çok daha anlamlı hale getirdi.

Son olarak her zaman yanımda olan, bana güvenen ve destek veren aileme teşekkür ederim.

Son Söz

Bulgaristan’ın Madan şehrinde geçirdiğim bu iki aylık gönüllülük deneyimi bana yalnızca yeni yerler görme fırsatı sunmadı. Aynı zamanda kendimi daha iyi tanımamı, farklı kültürleri yakından deneyimlememi ve hayatı farklı açılardan değerlendirebilmeyi sağladı.

Bugün geriye dönüp baktığımda aklıma sadece gezdiğim yerler ya da katıldığım etkinlikler gelmiyor. Aynı zamanda kurduğum dostluklar, birlikte geçirdiğimiz güzel anlar, öğrendiğim yeni şeyler ve yaşadığım deneyimler geliyor.

Bu yolculuk bana bazen alışılmış düzenin dışına çıkmanın ne kadar değerli olabileceğini gösterdi. Yeni insanlarla tanışmanın, farklı kültürleri anlamaya çalışmanın ve dünyaya daha geniş bir pencereden bakmanın hayatı zenginleştirdiğini gördüm.

İyi ki bu yolculuğa çıkmışım. İyi ki Madan’a gitmişim. Yanımda yalnızca fotoğraflar ve hatıralar değil, hayatım boyunca benimle kalacak dostluklar ve deneyimler de getirdim.