İçeriğe atla

Bulgaristan · Madan

Ege Şemsettin SÖNMEZ

"Ege Şemsettin SÖNMEZ, KOZ-DER aracılığıyla Bulgaristan’ın Madan şehrinde katıldığı ESC gönüllülük projesinde yerel halka destek olmanın, dayanışmanın ve kültürlerarası dostlukların kendisine kattığı deneyimleri paylaşıyor."

Program

Avrupa Dayanışma Programı (ESC) Gönüllülük Projesi

29 Haziran 2026

Madan’da Dayanışma, Emek ve Unutulmaz Dostluklar

Merhaba, ben Ege Şemsettin SÖNMEZ.

KOZ-DER aracılığıyla Bulgaristan’ın Madan şehrinde gerçekleştirilen Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında gönüllü olarak yer alma fırsatı buldum. Yeni kültürler tanımak, farklı insanlarla bir araya gelmek ve toplumsal fayda üretmek amacıyla çıktığım bu yolculuk, bana beklediğimden çok daha derin ve dönüştürücü bir hayat deneyimi kazandırdı.

Sahadaki Görevlerimiz ve Dayanışma

Proje boyunca Madan ve çevre köylerde yaşayan yerel halka doğrudan destek sağladık. Çalışmalarımız yalnızca masa başında planlanan faaliyetlerden ibaret değildi; tamamen sahadaydık, insanların günlük yaşamlarına dokunan işlerin içinde aktif olarak yer aldık.

Yaşlı bireylerin kış hazırlıklarına destek olmak için odun kırdık ve odun taşıdık. Köylerdeki ortak yaşam alanlarını temizleyerek çevre düzenleme çalışmalarına katkı sunduk. Bazen fiziksel olarak yorulduğumuz, bazen hava şartlarıyla mücadele ettiğimiz günler oldu; ancak yardım ettiğimiz insanların yüzündeki içten tebessüm ve gözlerindeki minnettarlık bütün yorgunluğumuzu unutturdu.

Bu süreçte emeğin, dayanışmanın ve küçük görünen yardımların aslında insanlar için ne kadar büyük anlam taşıyabileceğini yakından gördüm. Döktüğümüz her damla terin, birilerinin hayatını kolaylaştırdığını hissetmek benim için çok kıymetliydi.

Unutulmaz Dostluklar ve Yeni Başlangıçlar

Bu proje benim için yalnızca bir yardım faaliyeti olmadı; aynı zamanda güçlü insani bağların kurulduğu özel bir dönem oldu. Farklı ülkelerden gelen gönüllülerle birlikte çalıştık, birlikte yorulduk, aynı sofraları paylaştık ve aynı amaç için emek verdik.

Bu süreçte ömür boyu süreceğine inandığım dostluklar kazandım. Her bir arkadaşım bana farklı bir kültürü, farklı bir bakış açısını ve farklı bir yaşam hikâyesini tanıma fırsatı sundu. Madan’da geçirdiğim zaman, yalnızca gönüllülük deneyimi değil, aynı zamanda insanı insana yaklaştıran çok güçlü bir yolculuktu.

Üstelik bu yolculuk bana güzel bir tesadüf de sundu. Aynı amaç uğruna emek verirken, hayatıma çok özel bir anlam katan bir birlikteliğin de ilk adımlarını burada attım. Bu yüzden Madan benim için yalnızca bir şehir değil; dostlukların, emeğin, paylaşmanın ve yeni başlangıçların hatırası olarak kalacak.

Bana Kattıkları

Geriye dönüp baktığımda bu projenin benim için büyük bir dönüm noktası olduğunu görüyorum. Fiziksel emeğin değerini daha iyi anladım, sabrımı güçlendirdim, empati kurmanın ve başka hayatlara dokunmanın ne kadar önemli olduğunu deneyimledim.

Paylaşmanın gücünü hissetmek, başka insanların yaşamına küçük de olsa katkı sunabilmek ve bunu farklı kültürlerden gelen insanlarla birlikte yapmak beni hem bireysel hem de sosyal açıdan daha olgun birine dönüştürdü.

Bu eşsiz deneyimi yaşamama vesile olan KOZ-DER ekibine sonsuz teşekkür ederim. Madan’da geçirdiğim bu süreç, hayatım boyunca unutamayacağım bir gönüllülük deneyimi olarak hafızamda yerini aldı.