İçeriğe atla

Portekiz

Ebru YAMAN

"Portekiz’in Viana do Castelo şehrinde geçirdiğim 55 günlük ESC gönüllülük süreci; oyuncak tamiri, çocuklarla etkinlikler, kültürlerarası dostluklar, seyahatler ve kişisel gelişim açısından benim için unutulmaz bir deneyim oldu."

Program

Portekiz ESC Gönüllülüğü

13.04.2026

Portekiz’de 55 Gün: Bir Gönüllülük Projesinden Çok Daha Fazlası

2026 yılının bahar aylarında, Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında Portekiz’in kuzeyinde yer alan Viana do Castelo şehrinde 55 gün süren bir gönüllülük projesine katılma fırsatı yakaladım. Bu deneyim benim için yalnızca farklı bir ülkede gönüllülük yapmak anlamına gelmiyordu; aynı zamanda kendimi keşfettiğim, yeni dostluklar kurduğum ve dünyaya bakış açımı geliştirdiğim unutulmaz bir yolculuğa dönüşecekti.

Proje Sürecim

Projemizin temel amacı, kullanılmayan veya bozulan oyuncakları tamir ederek onlara yeniden hayat vermekti. Günlerimizin büyük bir kısmını oyuncak laboratuvarında geçiriyor, çeşitli oyuncakları onarıyor ve onları yeniden kullanılabilir hale getiriyorduk.

Bu süreç boyunca yaptığımız işin yalnızca oyuncakları tamir etmekten ibaret olmadığını fark ettim. Her oyuncak, bir çocuğun yüzünde oluşacak gülümsemenin küçük bir parçasıydı. Projenin sonunda ise tamir ettiğimiz oyuncakları çocuklara bağışladık ve onların mutluluğuna ortak olduk.

Çocuklarla Etkinlikler

Çocuklarla gerçekleştirdiğimiz etkinlikler de projenin en keyifli bölümlerinden biriydi. İlk günlerde dil farklılığı nedeniyle iletişim kurmakta zorlandığımız anlar oldu. Ancak kısa süre içinde oyunların evrensel bir dil olduğunu keşfettik.

Türkiye’den götürdüğüm Surakarta oyunu ve arkadaşlarımın getirdiği Mangala ile Connect 5 gibi oyunlar sayesinde aramızdaki mesafeler ortadan kalktı. Birlikte oynadığımız her oyun, kurduğumuz dostlukların temelini oluşturdu.

Yaşlılarla Buluşmalar

Proje kapsamında yaşlı bireyleri de ziyaret ettik. Ortak bir dilimiz olmasa da sohbet etmeye, onları dinlemeye ve birlikte vakit geçirmeye çalıştık. Bazen çeviri uygulamalarından yardım aldık, bazen ise sadece bir gülümseme iletişim kurmamız için yeterli oldu.

Projenin sonlarına doğru öğrendiğim birkaç Portekizce kelime ve cümle sayesinde küçük sohbetler yapabilmek beni ayrıca mutlu etti. Bu ziyaretler bana iletişimin yalnızca kelimelerden ibaret olmadığını öğretti.

Viana do Castelo’da Çok Kültürlü Yaşam

Viana do Castelo’da geçirdiğim süre boyunca gönüllülük faaliyetlerinin yanı sıra çok kültürlü bir ortamda yaşama fırsatı da buldum. Brezilya, İspanya, İtalya, Fransa ve Almanya’dan birçok insanla tanıştım. Her birinin farklı hikâyeleri, alışkanlıkları ve yaşam deneyimleri vardı.

Birlikte karaokeye gittik, piknik yaptık, futbol oynadık ve farklı kültürlere ait gelenekleri yakından tanıma fırsatı buldum. Gün batımında sahilde voleybol oynadığımız akşamlar ise Portekiz’deki en güzel anılarımdan bazıları olarak hafızamda kaldı.

Keşifler ve Seyahatler

Bu süreçte yalnızca insanları değil, Portekiz’i de keşfetme fırsatı buldum. Europe Day etkinlikleri kapsamında Erasmus öğrencileriyle birlikte kutlamalara katıldım. Melgaço gezisinde Portekiz ile İspanya’yı ayıran sınırın aslında yalnızca bir nehir olduğunu görmek oldukça ilginçti.

Guimarães’i ziyaret ettiğimizde ise ülkenin tarihî geçmişine daha yakından tanıklık ettim. Lizbon ve Porto gibi şehirleri keşfetme fırsatı bulurken, Madrid ve Valencia seyahatlerim sayesinde İspanya’yı da deneyimledim. Yorucu ama bir o kadar da heyecan verici bu yolculuklarda üç gün içerisinde yaklaşık 120 bin adım attığımızı hatırlıyorum.

Bu Deneyimin Bana Kattıkları

Portekiz’de beni en çok etkileyen şeylerden biri insanların sıcaklığı ve yardımseverliği oldu. Aynı dili konuşmadığımız birçok durumda bile iletişim kurmanın ve birbirimizi anlamanın bir yolunu bulabiliyorduk. Bu durum bana, insanların aslında düşündüğümüzden çok daha yakın olduğunu gösterdi.

Farklı kültürlerden gelen insanlarla kurduğum dostluklar sayesinde bakış açım genişledi ve dünyayı farklı gözlerle görmeye başladım.

Bu 55 günlük süreç boyunca kendimle ilgili de birçok şey öğrendim. Yeni bir ülkede yaşamak, farklı insanlarla iletişim kurmak ve konfor alanımın dışına çıkmak bana düşündüğümden daha cesur olduğumu gösterdi. Daha bağımsız hareket etmeyi, yeni deneyimlere açık olmayı ve belirsizliklerle baş etmeyi öğrendim.

Huzur ve Unutulmaz Anılar

Bu deneyimden geriye kalan en güçlü duygulardan biri huzur oldu. Viana do Castelo’nun sakinliği, okyanus manzarası ve yavaş yaşam temposu bana uzun zamandır hissetmediğim bir iç huzuru yaşattı.

Özellikle bisiklet turlarından sonra deniz kenarında oturup günün yorgunluğunu izlediğim anlar, bu deneyimin en özel anıları arasında yer alıyor.

Vedalaşma

Projenin son günü geldiğinde yaklaşık on arkadaş bir araya geldik. Hepimiz ayrılık vaktinin geldiğinin farkındaydık. Kimimiz duygularını belli etmemeye çalışıyor, kimimiz gözyaşlarını saklıyordu. Ancak hepimizin ortak bir duygusu vardı: Birbirimizi özleyecektik. O gün birbirimize yeniden buluşacağımıza dair söz verdik ve vedalaştık.

Son Söz

Portekiz’e gitmeden önce aklımda daha çok yeni bir ülke görmek ve farklı bir deneyim yaşamak vardı. Fakat dönüş yolunda fark ettim ki bu 55 gün bana bundan çok daha fazlasını kazandırmıştı. Valizimde yalnızca fotoğraflar ve hediyeler değil; kendimi daha iyi tanımamı sağlayan deneyimler, farklı kültürlerden kurduğum dostluklar ve hayat boyu benimle kalacak unutulmaz anılar da vardı.

Bu değerli fırsatı yaşamama katkı sağlayan KOZ-DER’e, proje koordinatörlerine, ev sahibi kuruluşa ve bu süreçte tanıştığım herkese gönülden teşekkür ederim.

Portekiz’de geçirdiğim 55 gün, hayatımın en özel ve en öğretici deneyimlerinden biri olarak her zaman benimle kalacak.