İçeriğe atla

Fas

Deniz Leyla ÇOBAN

"Fas’ın Agdz şehrinde geçirdiğim ESC gönüllülük süreci; çocuklarla eğitim çalışmaları, kültürel keşifler, köy ziyaretleri, oyunlar ve unutulmaz dostluklarla benim için çok değerli bir deneyim oldu."

Program

Fas ESC Gönüllülüğü

14.04.2026

Merhaba,

Ben Deniz Leyla ÇOBAN. KOZ-DER aracılığıyla Fas’ın Agdz şehrinde gerçekleştirilen Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında 14 Nisan - 6 Haziran tarihleri arasında gönüllü olarak görev alma fırsatı buldum.

Bu projeye katılırken amacım yeni bir kültür tanımak, uluslararası bir ortamda deneyim kazanmak ve farklı insanlarla birlikte çalışmaktı. Ancak Fas’ta geçirdiğim yaklaşık iki ay boyunca edindiğim deneyimler, beklentilerimin çok ötesine geçti.

Projedeki Görevlerim

Proje süresince yerel okullarda çocuklarla çalıştım. Özellikle Scratch eğitimi vererek öğrencilerin teknolojiye ve üretken düşünmeye olan ilgilerini desteklemeye çalıştım.

Bunun yanı sıra farklı köyleri ve özel okulları ziyaret ederek çocuklarla satranç, mangala, Reversi, Koridor ve Neşeli Bardaklar gibi eğitici oyunlar oynadık. Bu etkinlikler yalnızca eğlenceli vakit geçirmekten ibaret değildi; çocukların problem çözme, stratejik düşünme ve sosyal becerilerini geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyordu.

Proje kapsamında ilk yardım eğitimi alma fırsatı da buldum. Bu süreç bana hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk konusunda yeni bakış açıları kazandırdı.

Çocuklarla Kurduğum Bağ

Bu deneyimin benim için en değerli kısmı çocuklarla kurduğum iletişim oldu. Her gün çocuklarla vakit geçirmek, onların enerjilerine, meraklarına ve öğrenme isteklerine tanıklık etmek unutulmaz bir deneyimdi.

Özellikle Aynas köyünde geçirdiğim zaman benim için çok özel bir yere sahip. Kurduğumuz bağ çok özeldi. Birlikte oynadığımız oyunlar, paylaştığımız kahkahalar ve duygular bu deneyimi benim için çok anlamlı hale getirdi.

Gönüllülüğün yalnızca bilgi aktarmak olmadığını; bazen bir çocuğun yüzündeki gülümsemeye ortak olmak, onu dinlemek ve ona değer verildiğini hissettirmek olduğunu burada daha iyi anladım.

Fas’ın Kültürel Zenginliği

Agdz, Fas denildiğinde birçok kişinin zihninde oluşan kalabalık ve hareketli şehir imajından oldukça farklı bir yer. Sessiz ve sakin atmosfere sahip bir şehir.

Yerel halkın misafirperverliği sayesinde Fas kültürünü yakından tanıma fırsatı buldum. Tajin, kuskus ve msemen gibi geleneksel yemekleri tatma şansım oldu ve bu lezzetler kesinlikle favori yiyeceklerim arasına dahil oldu.

Beni en çok etkileyen unsurlardan biri ise insanların kültürlerini ve dillerini yaşatma konusundaki bağlılıklarıydı. Özellikle Amazigh kültürünün günlük yaşam içerisindeki yerini görmek benim için çok ilgi çekiciydi. İnsanların kendi kabile dillerini konuşmaya devam etmeleri ve geleneklerini korumaları, kültürel çeşitliliğin ne kadar değerli olduğunu gösterdi.

Bu deneyim sırasında katıldığım bir Gnawa gecesi ise unutamayacağım anılardan biri oldu. Müzik, ritim ve topluluk ruhunun bir araya geldiği bu gece, Fas kültürünü hissettiğim en özel anlardan biriydi.

Çölde Geçen Bir Gece

Fas’taki deneyimimin güzel anlarından biri de çölde geçirdiğimiz geceydi. Şehir ışıklarından uzak, yıldızlarla kaplı gökyüzünün altında bulunmak ve çölün sessizliğini deneyimlemek bana doğaya ve yaşadığımız dünyaya farklı bir gözle bakmayı öğretti.

Bu Deneyimin Bana Kattıkları

Bu proje sayesinde kültürlerarası iletişim becerilerimi geliştirdim ve farklı yaşam biçimlerini daha yakından tanıma fırsatı buldum. Farklı ülkelerden ve farklı yaş gruplarından insanlarla tanışarak yeni dostluklar kurdum.

Aynı zamanda Fas’ın tarihini, kültürünü ve toplumsal yapısını yakından gözlemleme şansı elde ettim. Farklı dillerin, geleneklerin ve yaşam tarzlarının bir arada var olabileceğini görmek bana dünyanın ne kadar zengin ve çeşitli olduğunu yeniden hatırlattı.

Çocuklarla çalışmak, onların gelişim süreçlerini farklı bir kültürel ortamda gözlemlemek ve onlarla bağ kurabilmek benim için ayrıca değerliydi.

Sonuç

Bu deneyimi yaşamama vesile olan KOZ-DER’e, projeyi organize eden AGDZ Volunteers Without Borders ekibine, birlikte çalıştığım gönüllü arkadaşlarıma ve beni sıcaklıkla karşılayan Fas halkına teşekkür ederim.

Fas’ta geçirdiğim iki ay boyunca yalnızca yeni bir ülke tanımadım; farklı kültürlerin insanları nasıl bir araya getirebildiğini, gönüllülüğün hayatlara nasıl dokunabildiğini ve bazen en değerli deneyimlerin beklenmedik yerlerde karşımıza çıktığını da öğrendim.

Fas’tan ayrılırken yanımda yalnızca fotoğraflar değil; dostluklar, anılar, yeni bakış açıları ve hayatım boyunca benimle kalacak çok değerli deneyimler getirdim.